ibadetlerine gereken önemi göstermek iman dolu bir kalp için büyük ferahlıktır. Şu da var ki ibadetlerimizi yapmak içinde sağlıklı bir ruh haline de ihtiyaç duyuyoruz. Bizi bitkinleştiren şevkimizi kıran nedir diye düşündüğümde ilk aklıma gelen beklentilerimiz oluyor. Her alanda, her şeye ve herkese karşı beklentisiz olmayı başarabildiğimizde o zaman alemin yüzü kederden sevince dönüyor. Bu biraz otomatik bir duygu aslında verdiğimiz gibi almamız gerektiğini hissediyoruz ne kadar engellediğimizi düşünsek de bazen ancak bir yerlere tosladığımızda farkına varabiliyoruz. Beklenen gelmediği müddetçe bekleyen keder karanlığına yuvarlanmaya, hiç bir şekilde mutlu olamamaya mahkum ediyor kendini. Biraz abartarak konuşuyor olabilirim ama bu küçük şeylere takılarak düşüp kalabiliyoruz. Önemsemediğimiz ufaklıklar gün geliyor dağ misali dikilebiliyor karşımıza.
Bir şeyi biliyorum ki verdiğim ölçüde mutluyum, mutlu edildiğim ölçüde değil mutlu edebildiğim (yani aslı itibariyle vesile olabildiğim) ölçüde mesut ve yaşamaya iştiyaklıyım.
Ve mutluluğu aramak bir yaşam biçimi olmamalı bizim için diye de düşünüyorum. Çünkü şu dünya üzerinde neye elimizi uzatsak fena bulacağı için tam bir mutluluk haline ulaşmak zaten görünür bir durak değil. Kula düşen Rabbiyle irtibatını sağlam tutabilecek yolları aramak bulmaktır ve her an hizmet soluklu yaşayabilmesidir. Hakkın kölesi olduğu, nefsani arzularından kurtulduğu ölçüde bir huzurdan söz edilebilir. Bunun dışında hep bir arayış ve huzursuzluk hali vuku bulacaktır ki bu durumda yaşamaktan zevk almak pek de mümkünlü değildir.
“İnsan, cenneti mutlulukta mı aramalı, mutluluğu cennette mi? Her ikisi de doğru. Cenneti mutlulukta aramalı, dünyadayken. Mutluluğu cennette aramalı, ahiretteyken. Mutluluk cennetini ise rıza-i ilahîde aramalı, her iki âlemdeyken” (Musa Hûb)
“İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder” (Bediüzzaman Said Nursi)
“Mutluluğu ruhanî lezzetlerde aramalı insan. Sonsuzluğa inançta. Güzeller Güzeli’nde. Fânilerin bekâya nâzır çehrelerinde. Sevgi iyiliğe, iyilik mutluluğa eriştirir. Seven verir, veren mesut olur. Aslında mutluluğun sırrı, insanın kendinde saklı. Evet evet, cenneti kendinde aramalı insan. (Musa Hûb)
Sonsuz gelecekte gülmek istiyorsanız, sonlu şimdide ağlayın ey şimdinin insanları!”
