“O bildirirse gözünün uzağını bile görürsün amma o bildirmeyi dilemezse gözünün önündeki bile gaiptir sana..”
bilip bildirdiği ve bildireceği her sır için binler şükrolsun biricik Rabbime..
günahlarımın çokluğundan, liyakatsizliğimden bildirmeyi dilemediğin her halim içinde af dilerim Rabbim Sen’den.. affet ki bu mücrim kulunu başka gidecek kimsesi yoktur gitmeyi arzuladığı yerde yoktur Elhamdülillahi Rabbil alemîn…
…..
“Esmana hayranım…
Çünkü birine birçok kez iyilik etsem, o bana bir teşekkür etmeyi bile çok görür.
Ama bir hatamı yakalasa, hatamı yüzüme vurmayı çok görmez…
…
Ama sen ne edersin ?
Ben bir iyilik etsem, sen bin kez onu bana döndürürsün.
Bir hata etsem bunu yaptığımın farkında değilsem bunu yazmazsın bile..
Bilerek hata ettim desem, o hatadan pişmanlık duysam bile bu senin için kafidir Sevgilim
…
Sana hayran olmamak elde mi ?”
eller fâni sevgililerle yetinme çabasında o çukurdan bu çukura sürüklenirken Sana ‘Sevgilim’ diyebilmek..
Senin kulunu yaratırken mutlu olduğunu düşünmek ve bu mutluluğu yaptığım hatalarla bozma düşüncesinin tir tir titretmesi meczup yüreğimi..
varlığın ve varlığını hissedebilmek..
dünyanın, verdiğin nimetlerin vs. adeta aklımı başımdan alıp da Seni unutmamdan dolayı kuluna Sevdiğini hatırlatan şefkat tokatlarıyla uyarman başı dönmüş pişman halimle Sana dönüşüm ve Senin hiç gitmemişim Seni hiç üzmemişim gibi sarıp sarmalaman rahmetinle… elde değil kulun Rabbisine hayran olmaması.. aşkına düşmüşken hayretler içinde şaşıp kalmaması elde değil…
“Allah ayağı kaymış olanlara kanat verir.. kuyunun dibinden bile bir kurtuluş kapısı açar. “Ey kulum! Sen ister ağaç üstünde ol, ister kuyu dibinde bulun. Sen buna bakma! Bana bak, Beni gör.. kurtuluş yolunu açan Benim…”
ne denir ki O’nu sevmek O’na hayran olmak nasıl anlatılır ki!!..